ANASAYFA MOBİL SAYFA ALAÇAM VİDEOLAR VEFAT İLANLARI FACEBOOK HABER ARA İLETİŞİM

ALAÇAM

ALAÇAM’IN TARİHÇESİ-HALKIN SOSYAL VE BEޞERİ YAޞANTISI:
     
               

Alaçam yöresinin eski bir koloni merkezi olması,ticari hayattaki rolü, denizle olan ilişkisi ve Anadolu’nun stratejik konumu dolayısıyla bölge sık sık çeşitli devlet ve imparatorlukların eline geçmiştir.
                M.Ö.2000 Yılında 2.Mürşit zamanında yöreye Hititler,bunlardan sonra da Frigler,Kimmerler,Lidler ve Persler egemen olmuşlardır.M.Ö.5 Asırda burası denizci bir kavim olan Miletlilerin eline geçmiş ve buraya ZALİKUS ismini vermişlerdir.
                Bu devirde Alaçam  İON  koloni merkezi bir liman şehri durumundaydı. O zamanlar deniz kenarında bulunan Alaçam Merkezi günümüzde 2 km daha içeridedir. Sebebi Alaçam Çayının getirdiği alüvyonları ağız kısmında biriktirerek bir alüvyon oluşturmasıdır. Daha sonra yöreye Yunanlılar,İskender İmparatorluğu,Slevkoslar,Galatlar,Bizanslılar 12.ve 13 Y.Y.’ da da Rum Pontus İmparatorluğu hakimiyetine geçirmiştir.
                Türklerin Anadolu’ya akın akın gelmesinden sonra yöreyi önce Danişmentliler almış TRALKÖY ismini vermişlerdir.183 Yılında Anadolu Selçuklu Devleti yöreyi eline geçirmiş,ULUKÖY adını vermişlerdir. Daha sonra sırasıyla Kadı Burhanettin,İsfendiyar ve Candaroğlu Beylikleri yöreye hakim olduktan sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun eline geçmiştir. 1071’de Bafra İlçesine bağlı bir bucak durumunda idi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra 1 Eylül 1944’te 4642 sayılı kanun ile ilçe Merkezi olmuştur.
            Halkın geçim kaynağı tarımdır. Yörede belli başlı bir  sanayi tesisi yoktur. Geçim sıkıntısı dolayısıyla büyük şehirlere göçler sürmektedir. Başlıca tarım etkinlikleri şunlardır:” Tütün,pirinç,mısır,arpa,buğday,ayçiçeği,şekerpancarı,sebzecilik, meyvecilik,küçük ve büyük baş hayvancılık,kümes hayvancılığı, ile  deniz kıyısı kesiminde balıkçılık” yapılmaktadır.
            Yörede tütmen(Dürtmen) Dağı tepesinde 1670 Metre Radyolink Tesisi vardır. Ayrıca göl ve bataklık alanları ile yüksek ormanlık alanlarında av yapılacak yerler bulunmaktadır. Av hayvanları arasında “Ördek,kaz,bıldırcın,sülün,tavşan,keklik ve yaban domuzu” mevcuttur.
 Kaynak:T.ANAKÖK. Alaçam’ın tarihi.

ALAÇAMIN GENEL COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ 

a)         KONUMU:Alaçam Samsun ilinin 80 km batısında olup ; Kuzeyinde Karadeniz, doğusunda  Bafra , Batısında  Yakakent  , güneyinde Vezirköprü ve  Güneydoğusunda Durağan ile komşudur.İlçenin  yüzölçümü 463 km² Kuzey sınırını Karadeniz çizerken doğu sınırını Bedeş Çayı ile Karaboğaz gölünün ağız kısmını oluşturur.Batı sınırı 1990 yılında Yakakent’ in ayrılmasıyla Etyemez  ve  Koz  köyleri  sınırları  oluşturulmuştur . 
Güneyde ise tepelerin su bölümü çizgileri sınırı oluşturur.

  1. TOPRAK YAPISI VE JEOLOJİK OLUޞUM

Alaçam  ilçesinin genel görünüşüne  baktığımızda  ilçenin  kuzey bölümü ,  Bafra delta   ovasının  batı   bölümündeki   devamını  oluşturur . Bu alandaki topraklar  başta Kızılırmak  olmak  üzere   Alaçam  çayı  , Yenice çayı  ,  Bedeş    çayı   gibi   akarsuların milyonlarca  yıldan  beri    taşıyarak     biriktirdikleri   materyallerden   oluşan  alüvyon  topraklardır. Bu alüvyonların kalınlığı ilçenin  batısında  20m iken  doğusunda 80 m  ye kadar çıkmaktadır . Tarım  açısından  oldukça  elverişli  verimli toprak  yapısı   özelliği taşırlar . Delta ovası  üzerinde  yer yer sularla  kaplı bataklık alanlara rastlanır . Bunun nedeni bu alanlarda Drenajın  iyi olmamasıdır . Delta ovası  ile 250 m yükseltiye   kadar uzanan sahalarda hafif  eğimli yamaç arazi  yer  alır. Makineli tarım yapmaya   elverişli olan  bu  sahalarda  sarı  renkli   fosillerin    yer  aldığı    toprak  tabakası  yer  alır  . Bu alanlardaki  tabakalar  kıvrımlı  bir yapı   özelliği  gösterir. Vadi  yamaçlarında  ve  yol yapımı   için  yapılan   yarmalarda   bu  tabakalaşma  kendini   daha iyi  gösterir  . Halk arasında  kıraç  toprak  olarak isimlendirilen  bu  topraklar iyi kalite tütün   yetiştirilen alanlar olarak tercih edilir.
            İlçemizde  güneye  doğru  ilerledikçe  yükselti  artmaya  başlar. 250 m den   daha yükseklere doğru çıkıldıkça oluşum itibarı ile daha eski toprak ve tabaka yapısı   ortaya çıkmaktadır. Bu  alanlarda  erozyondan  dolayı aşınmaya uğramış ince yapılı  topraklar ortaya çıkmaktadır .Eğimin  artmasına bağlı  olarak  tarımda  makinanın    kullanılması biraz daha zorlaşmaktadır . Aşınmaya  bağlı   olarak  tarla   olarak    kullanılan  arazide toprakla   karışık    irili   ufaklı    kaya    parçaları  da    arazi    yüzeyine   çıkmış   olarak görülmektedir . Orman olarak  korunmuş alanlar  erozyondan  etkilenmediği   için  hem toprak tabakası daha  kalın  hem  de topak  humus  yönünden  daha   zengindir .Güneye doğru  gidildikçe   yükselti daha da artmaktadır . Alaçam  ilçesinin  en  yüksek yeri olan Tütmen Dağı zirvesinde bazı alanlarda seyrek olarak volkanik  taşlar  görülür . Bilimsel adı Serpatin olan bu taşlar yeşilimsi renk ve parlak görünüştedir.

YERYüZü ޞEKİLLERİ

 

1-OVA:Alaçam ilçesinin düzlük alanlarını Bafra Delta ovasının batı bölümü   oluşturur Bafra Delta ovasının oluşmasında hiç kuşkusuz en büyük katkıyı Kızılırmak oynamıştır Fakat bu Deltanın oluşmasında küçük akarsuların katkısı da olmuştu . Alaçam sınırları içinde  akan Uluçayı  , Yeni  çayı  ve Bedeş  çayının da bu  deltanın  oluşmasında   etkili olmuşlardır . Bafra Delta ovasının Alaçam tarafında kalan batı  kıyıları doğu  kıyılarına göre  daha  düz  bir  görünüm gösterir , sade yapıdadır . Bunun  nedeni  Karadeniz’  de batıdan  doğuya  doğru  saatteki 0,5 mil olan deniz akıntısının etkisidir.Bu akıntı   Bafra ovasının batı  kıyılarını yalayarak düzleştirir.Ayrıca  bu  yörede sıkça  esen    Kuzeybatı yönlü Karayel rüzgarının da etkisi vardır.Ova doğudan batıya doğru gidildikçe  daralır Yakakent’ in  Çayağzı  mevkiinde  son  bulur .Alaçam’ın  deniz kıyısı  kesiminde   derin kum deposu  alanları  vardır .Fakat son yıllarda bu  kum  alanları  ticari  amaç   olarak kullanılmıştır.İlçe dışında diğer ilçe ve illerde bu  kıyılardan  kum  taşınması kıyı çizgisi ve    kum  alanlarını  olumsuz etkilemiştir . Bunun üzerine kum  alanlarının ticari  olarak kullanılması durdurulmuştur.
            Ovanın   içinde yer   alan   Karaboğaz   gölünün  çevresinde  bataklıklar   yer   alır Taban suyunun yüksek olduğu ova üzerine genelde sulu tarım yapılır. Bataklaşan ve kışın taban suyunun yüksekliği kesimlerde kavakçılık yapılmaktadır.
     
2-PLATOLAR VE DAĞLAR

            Alaçam yöresinde Delta ovasında güneye doğru  gidildikçe  hafif eğimli  yamaçlar boyunca  yükselmeye  başlanır .Bu Yamaçlar dış kuvvetlerin aşındırmasına uğradığı için çok fazla dik değildir .Genelde yerleşmeye ve tarıma elverişlilik gösterir . Bundan  +dolayı orman alanları daha az , tarım alanları  daha geniştir . Bu bölümde  akarsular V  biçimli vadiler içinde akarlar,tabanları dardır. 700-800 m lere  çıkıldığında platolara ulaşılır.Bu alanlardan   sonra   Yüksek  tepeliklere  geçilir  . Yüksek  düzlükler   yazın   küçük    baş hayvancılığın  etkili   olarak  yapıldığı  Yaylalar  durumundadır.Yörede en yüksek nokta 1670  m  yüksekliğindeki   Tütmen  tepesidir . Bu  tepe  Küre  dağlarının en doğu noktası durumundadır.Tütmen tepesi çevresinde volkanik taşlara seyrek olarak rastlanmaktadır Bu tepenin   dışında  , Düztepe ,Armut tepesi  , Kayalık  dağ  Sivri  tepe  , Kum  tepe  gibi yükseltilerde  bulunmaktadır.

  1. HİDROĞRAFYA

      1- ARSULAR
      ALAÇAM ÇAYI (ULUÇAY)
            Alaçam yöresinin en önemli akarsuyudur. Çay Tütmen dağı  eteklerinden  Urgancı mevkiinden   kaynağını  alır . Yamaç   eğimi  boyunca  akışa  geçer  Mürküş  çayı, Kirenli deresi ve Çufla  çayı  gibi  kollarıda  olarak   kuzey  yönlü  akışını sürdürür  . Alaçam  ilçe merkezinin   ikiye   bölerek  Geyikkoşan  mevkiinin  batısından   Karadeniz ’ e  dökülür  .  Toplam   uzunluğu  27   km   dir .  Akarsuyun  genel  rejimi  Kış  ve  İlkbahar  döneminde kabarık  Yazın  ise  çekiktir . Özellikle yazın  kurak   geçtiği   dönemlerde    çay  tamamen kuruyabilmektedir.Çayın  içinde  aktığı vadi V Biçimindedir.Akarsu yatağının kenarında yüksek köylere giden dar yollar bulunmaktadır.Çay yatağının aşağı kesiminde taşkınlar - dan   korunmak   amacıyla   ıslah  çalışmaları   yapılmıştır  .
                               KİLLİK BARAJI  ve KADIKÖY ELEKTRİK SANTRALİ
       Alaçam çayı üzerinde Gökmen köyü mevkiinde su toplamak amacıyla yapılmış basit bir barajdır.1946 yılında yapım çalışmaları başlamıştır.barajda toplanan su yapılan bir kanal yardımıyla Kadıköy mahallesinde bu günkü ilköğretim okulunun bulunduğu yere getirilmiş,buraya kurulan santralin trübününü çevirmesi sağlanmıştır.1948yılının 23 nisan günü elektrik üretimine başlanmıştır.Santralin kurulmasında ve Alaçam’a elektriğin                                     
  verilmesinde ALAÇAM’I GÜZELLEޞTİRME DERNEĞİ esas faaliyetleri yürüten kuruluş olmuştur.Böylece Alaçam tarihinde ilk defa elektriğe kavuşmuştur.Daha sonra su santralinde üretilen elektrik yetersiz kalınca iki adet dizel motor alınıp bunların çevirdiği jenaratörlerle elektrik üretimi yapılmıştır.Daha sonraki yıllarda ulusal elektrik sistemine bağlanınca zaten ömrünü tamamlamış olan Kadıköy satnrali devre dışı kalmıştır.                               

MANDIRA ÇAYI(YENİCE ÇAYI)
            Bu çay Gökçe ağaç oymağının güney  sırtlarından doğar.Geçtiği köy ve yöreye göre değişik isimler alır. Toplu köyünün Funda ağzı  mevkiinden Karadeniz’e dökülür .Uzunluğu  35km’dirDenize dökülmeden 2km önce Mayıs çayı ile birleşir bu onun en büyük kolu- dur.
Mandıra çayı daha önce Karaboğaz gölüne dökülüyordu  941  yılında   D.S.İ.   nin  yaptığı kanal sonucu bugünkü yatağına kavuşmuştur. Kışın ve ilkbaharda belli bir seviyede  akan çay yazın tarım alanlarının sulanması amacıyla  kurulan bentler sonucu  aşağı  kesiminde tamamen kurumaktadır.
                                     BEDEޞ ÇAYI
            Bu  çay  Alaçam  ile  Bafra   ilçesinin  sınırını  oluşturmaktadır . Müstecep  köyü  yakınlarından kaynağını alır. Birkaç küçük derenin birleşmesiyle oluşur  . Güney  yönlü akışını  sürdürerek Karaboğaz  gölüne  dökülür .Uzunluğu 17 km  dir . Aşağı  yatağında D.S.İ.  tarafından  ıslah çalışmaları  yapılmıştır

                                        2-KARABOĞAZ GÖLÜ     
            Bu göl Bafra Delta  ovasının  batı  kesiminde  oluşmuş  kıyı set   gölüdür . Göl alanı yaklaşık  160   hektar   olup   doğu – batı   doğrultusunda  uzanmaktadır . Göl  alanı  kışın yağışlarla birlikte alanı genişlerken  , yaz  mevsiminde  kuraklık  etkisiyle  daralmaktadır. Göl  geniş  bataklık  ve sazlıklarla kaplıdır.Kış mevsiminde Yaban ördeği ,Kaz,Karabatak ve diğer  su kuşları  için barınma alanıdır .Göl sularında tatlı su  balıkçılığı yapılmaktadır Gölün  ağız kısmı zaman zaman  dalga biriktirmesi sonucu kapanır . Göl  Bedeş    çayının sularını boşalttığı bir alan durumundadır.Göl alanı kışın iyi bir avlanma alanıdır . Ayrıca göl içersinde yetişen kamış  ve  sazlar  göl çevresinde oturanlar  için  ekonomik   bir   gelir kaynağıdır . Sazlardan  hayvan  barınağı örtüsü yapılırken Kamış ve Kındıra  bitkisinden hasır , sepet   ve hasır  oturaklar  yapılmaktadır.
            e)İKLİM
            Alaçam   yöresi   iklim  özelliklerine  göz   attığımızda  yaz   mevsimi   sıcak bunun yanında yağışlarda görülür . Kışlar ise serin ve yağışlı geçer . Genel  olarak  her   mevsim yağış görülmektedir . Kıyı kesiminde denizelliğin daha mutedil iklim şartları   yaşanırken  güneye  doğru  gidildikçe  yükseltinin  artmasına  bağlı  olarak  iklimde  de    karsallaşma başlar . Yüksek kısımlarda kışlar biraz daha sert geçmektedir.Yıllık ortalama sıcaklık 14 ºC  iken en sıcak ay olan Temmuz ortalaması 23 ºC,en soğuk ay olan Ocak ayı ortalaması 6 ºCdir.Yıllık ortalama yağış miktarı 725 mm dir.En yağışlı mevsim Sonbahar en az yağış alan mevsim Yazdır . Aylar itibarı ile en  çok yağış Aralık  ayında  düşerken  en  az  yağış Temmuzda düşmektedir.Kış mevsiminde kar yağışları görülür.Ortalama karlı gün sayısı 9 gündür.

                         f)BİTKİ ÖRTÜSÜ
            1-DOĞAL  BİTKİ ÖRTÜSÜ
            Alaçam  yöresinde  her  kesimde  çam  cinslerine  rastlanmaktadır . Çamlar  deniz kenarından başlayıp   en  yüksek  noktaya  kadar  her  kesimde   rastlanan   ağaç türüdür Yörede bitki  örtüsünün dizilişine bakacak olursak kıyıda tuzcul ,kumlar üzerinde yetişen bitkiler vardır . Ovanın  çeşitli  alanlarında saz ve kamışlardan oluşan bataklık bitkisi yer alır . Ayrıca  ovada  suyu  seven  ağaçlardan  Kavak  , Söğüt , Dişbudak  , Çınar gibi  ağaç  topluluklarına  rastlanır  . Daha  yükseklere  doğru  çıkınca  Meşeler , Gürgen  , Alçaağaç ,Taflan,Kızılcık gibi geniş yapraklı ağaçlar yer alır.700 m  nin  üzerinde  ki  sahalarda  ise  Meşelerle birlikte , Köknar Sarıcak ve Karaçam  yine bu yükseltilerde  ormandan yoksun yayla alanlarında  geniş  otlaklar  vardır . Alaçam  yöresinde  15299  hektar  orman  alanı vardır . Bunun 9561 hektarı  koru  5730 hektarı bataklık durumundadır.
            2-KÜLTÜR BİTKİLERİ
            Yörede tarımda yetiştirilen başlıca bitkiler şunlardır.Ağaçsı kültür bitkileri Elma ,Armut,Erik ,Ceviz,Dut  ,İncir , Muşmula  , Kızılcık  , Kiraz  ,Üzüm ,Vişne...Otsu kültür bitkileri  ise ,Tütün Mısır ,Buğday , Arpa,Yulaf, Çeltik ,ޞekerpancarı ,Baklagiller  çeşitli sebzeler...dir.

Hazırlayan :Salih İLERİ
Alaçamın Fiziki Coğrafya özellikleri
Seminer Çalışması 1990


RSS | Yazar Girişi

DMCA.com Protection Status

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi